implant

Anı Nedir-Kısaca-Hakkında Bilgi

Özgürce seçilen bir konuda gelişen, düşünsel boyutlar İçeren konuşma havası içinde biçimlenen, genellikle orta uzunlukta bir düz yazı türüdür.

Denemede yazar, özgürce seçer konusunu. Yani, her şey denemenin konusu olabilir. Ancak daha çok tercih edilen konu, her devrin, her ulusun insanını ilgilendiren, kalıcı ve evrensel konulardır. Bu yönden okurlar da hoşça vakit geçirirken denemenin düşünsel yapısından çok şey öğrenirler. Öğreticiliğini, şişinmeden, böbürlenmeden, bilgiçliğe kaçmadan tatlı tatlı, bir söyleşi havası içinde verir.

Denemeci kendi kendiyle konuşur gibi, bundan da öte karşısında biri varmış da onunla dertleşiyormuş gibi yazar ve anlattığını içtenlikle, tam bir açık yüreklilikle sunar. Anlattıklarının inandırıcılığı belgelere, kanıtlara başvurmasından değil, onun bu yönünden gelir. Yani, öne sürülen her düşünce ya da savı doğrulama, kanıtlama gibi bir kaygısı yoktur denemecinin.

Denemeyi, makale ve eleştiriden ayıran yönü buradan gelir. Çünkü, bilgilendirme, öğretme, temel amaç değildir denemede. Amaç, bilgilendirmekten ve öğretmekten çok duygu ve düşüncelerini okuruyla dostça paylaşmaktır. Bu yüzden de hiçbir zaman ukalalık etmez denemeci. “Ben bilirim, söylediğim kesinlikle doğrudur.” demez. Gerektiğinde uyarıcı, düşündürücü sorulara yer verir yazısında. Böylece okurunu ele aldığı konu üzerinde düşünmeye, bir şeyleri sorgulamaya zorlar sürekli.

Yazın bilimcilere göre, deneme bağımsız bir düz yazı türü olarak 16. yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkmıştır. Bunda en büyük pay Fransız yazar Montaigne’e aittir. Gerçekten de Montaigne “Esasis (Denemeler)” adlı ünlü yapıtıyla bu türün hem öncüsü hem de en büyük temsilcilerinden biri olmuştur. Montaigne’den sonra deneme türünde yapıt veren en ünlü isim İngiliz F. Bacon’dır. Bacon, “Denemeler” adlı yapıtıyla deneme türüne biçim ve içerik bakımından başka bir nitelik kazandırmıştır.

Birçok yazın türü gibi deneme de Türk yazınına Tanzimat’tan sonra girmiştir. Namık Kemal’in ünlü “Barîka-i hakikat müsademe-i efkârdan doğar.” sözünün temelinde başlayan bir düz yazı denemeciliğinin serüveni vardır. İlk anayasanın kabul edilmesinden sonra başlayan düşün yazıları tarihimizin öyle pek eskiye dayanmadığı bir gerçekliktir, ikinci Meşrutiyette birlikte tohumları atılan düşün ürünleriyle birlikte denemenin ilk örnekleri de ortaya çıkmaya başlar.

Ama denemenin ilk örneklerini yazan Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın yazdıkları yazılar düşün yazısı ya da makale sınırlarını aşamadığı için türün başarılı örnekleri arasında gösterilemez. Çünkü amaç yeni bir kültürün yaratılması değil bilgi aktarılmasıdır. Ayrıca deneme türündeki yazılar önemli bir birikimin

Diğer aramalar:anı yazısı nedir kısaca

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir