-Toplumsal sahici çizginin ivme kazanmasında önemli bir kaktı sağlamıştır

-Nazım Hikmet, Ahmet Muhip Dı-ranas, Necip Fazıl ve Faruk Nafiz’den etkilenmiştir. Bu etki, Karacaoğlan, Köroğlu, Dadaioğlu gibi halk edebiyatının önemli şairlerinin etkisiyle daha geniş bir dünyayı kapsar.

-Attila Ilhan’ın şiirleri içerik bakımından incelendiğinde hiçbir temaya ilelebet  bağlı kalmadığı görülür.

-Serüven, onun şiirinin temel çizgisini oluşturur.

-Kemalizm’den memketçiliğe, destandan fahişe-lerin hayatına, anarşizmden hümanizmaya, varoluşçuluktan kahramanlığa, eşcinsellerden marazi aşklara kadar birçok şey onun, şiirinde ele aldığı temalardandır.

-Attila Ilhan’ın dil seçimindeki titizliği ve diyalektiğe (evrendeki tüm gelişmenin çatışma sayesinde elde edildiği varsayım) bağlılığı şiirini oldukça zenginleştirmiştir.




-Romantik toplumcu olarak da nitelendirilebilecek bir sanatçı olan Attila İlhan; mecazlı üslubu, folklor ve halk şiirinden fazlaca yararlanması onu II. Yenicilerden farklı yapar.

-Şiir dışında romanlarıyla da önem arz eden bir sanatçıdır. Romanlarında günlük yaşamın içindeki bireyi, Kurtuluş Savaşı yıllarının Türkiye’sini, çok partili hayata geçişi… tezli roman tekniğiyle ele almıştır.

Attila İlhan’ın şiiri üç ana evrede ele alınabilir:

1. Toplumcu gerçekçi evre (1941 -1954): Bu dönemde özellikle Nazım Hikmet şiiri, ses yapısı, içerik ve imge düzeniyle Attila İlhan’ın en büyük esin kaynağıdır. Halk şiirinden de geniş ölçüde beslenir. Savaş, özgürlük sorunları, sömürü düzenleri, insan sevgisi bu dönem şiirlerinin ana temasını oluşturur.

Bu dönem şiirinden olan Duvar toplumcu gerçekçi evrenin en karakteristik örneklerindendir. (Bu şiirde II. Dünya Savaşı sırasında idam mangalarına tanıklık etmiş iki duvar kişileştirilerek konuşturulur.)
1946 yılında CHP’nln açtığı şiir-yarışmasında Cebbaroğlu Mehemmed adlı şiiriyle ikinci olur. Attila İlhan bu dönem eserlerindeki öyküleyici anlarım biçimini ve ses özelliklerini halk şiirinden alır.

2. Bireyin kendi varlığını ve evrendeki yerini sorguladığı evre (1959-1968): Toplumsal gerçekçilikten geçerek geldiği bu evrede modern dünya karşısında yalnız kalan ve varlığı tehdit altında olan insanın şiirini kaleme alır. Kent yaşamının biçimlendirdiği argo, küfür, tarihsel dönem sapmaları gibi modernist dilsel ürünler bu evrende çokça görülen özelliklerdi *

3-Neoklasik dönem: Şair, bu dönemde divan şiiriyle ilgilenmiş, onun ses ve imge dünyasından beslenmiş bunlar da onun şiirini çok boyutlu bir derinliğe taşımıştır.Şair bu dönemde gelenekle gelecek arasında köprü görevi üstlenmiştir.

Atilla ilhanın eserleri:

Şiir: Duvar, Sisler Bulvarı, Yağmur Kaçağı, Ben Sana Mecburum, Bela Çiçeği, Yasak Sevişmek, Böyle Bir Sevmek, Ayrılık Sevdaya Dâhil, Korkunun Krallığı

Diğer aramalar:atilla ilhan edebi kişiliği,atilla ilhan eserleri şiir,atilla ilhan şiirleri kısa