Uldız’ın 410’da ölümünün ardından tahta geçen Attila, Avrupa Hun Devleti’nin en tanınmış hükümdarıdır. Bu dönemde geniş bir bölge egemenlik altına alınmıştır.

Attila ilk planda Bizans (Doğu Roma) ile bozuk olan ilişkileri yeniden düzenlemek için girişimlerde bulunmuştur.

Bu çerçevede, Bizans ile 434 yılında Margos Antlaş-ması’nı imzalamıştır.

Bu antlaşmaya göre;

– Hunlarca esir edilmiş Romalılar ile ülkelerini terk eden Hunlar Bizans Devleti’ne kabul edilmeyecekti.

– Romalı mülteciler ve esirler için Hunlara fidye ödenecekti.
Doğu sınırlarını güvenceye alan Attila, Batı Roma üzerine yönelmiş ve Galya Seferi’ni düzenlemiştir. Bu sefer sırasında her iki taraf da çok kayıp vermiş, kesin bir sonuç alınamamıştır (451).




Bir yıl sonra İtalya’ya girerek Roma önlerine gelen Attila, Papa’nın “Roma’yı bağışlaması” isteğini kabul etmiş ve Roma kapılarından geri dönmüştür (452).’
– Bizans, Hun egemenliği altındaki kavimlerle iş birliği yapmayacaktı.

– Ticaret yapmak için eşit şartlar altında bir araya gelinecekti.

– Ticari faaliyetler belli sınır kasabalarında devam edecekti.

– Bizans tarafından Avrupa Hun Devleti’ne ödenen yıllık vergi 700 altın libre olacaktı.

Attila, Batı Roma üzerine daha rahat gidebilmek için

Balkanlar’ı baskı altında tutmaya çalışmıştır. Bu bölgeye

düzenlenen seferler sonucunda Bizans Devleti ile bu kez

Anatolios Antlaşması imzalanmıştır (447).

Bu antlaşmaya göre;

– Bizans Devleti Tuna Nehri’nin güneyinde asker bulun-durmayacaktı.

– Bizans, Avrupa Hun Devleti’ne ödemesi gereken vergi miktarını üç kat artıracaktı

Attila’nın Roma’yı işgal etmeden geri dönmesinde^şu nedenler rol oynamıştır: ;

– Kazanımlarını yeterli görmesi

– Roma’nın Hristiyanlar için kutsal bir yer olması

– Doğu’da Sasanilerle mücadele etmek istemesi Attila, Roma Seferi sonrasında ölmüştür (453).

Attila’nın ölümünden sonra Hun tahtına oğulları İlk, Dengizîk ve İrnek geçmiş fakat, devlet otoritesi korur a-mamıştır. Avrupa Hun Devleti siyasi ve askerî gücümü yitirmeye başlamıştır.
İsyanlar ve Bizans’ın saldırıları, Avrupa Hun Devleti’nin 469’da yıkılmasına yol açmıştır.

Orta Avrupa’da tutunamayacağını anlayan Hunların bir kısmı Karadeniz’in kuzeybatısına yönelmiştir. Diğer bir kısmı ise Orta Asya’ya geri dönmüştür. ‘ ^

Hunlarla egemen oldukları bölgelerdeki kavimler arasında ciddî bir etkileşim yaşanmıştır. Bu etkileşim sonucunda Tuna civarındaki Hunlar IV. yüzyıldan itibaren Hristiyanlaşmışlardır.