Zarflar (belirteçler) eylemleri, eylemsileri, sıfatları ya da kendi türünden sözcükleri çeşitli anlam ilgileri ile etkileyip sınırlandıran sözcüklerdir. Zarfların oluşturduğu anlam ilgileri “zaman, yer-yön, nicelik, durum ve soru”dur. En kolay ifadeyle söylenecek olursa sıfatlar nasıl ki isimleri niteleyen sözcüklerse zarflar da fiilleri niteleyen sözcüklerdir.

Durum zarfı örnekleri

Eylemin nasıl meydana geldiğini ve ne durumda olduğunu bildiren zarflardır. Durum zarflan cümlede “niteleme, kesinlik, tekrar, ihtimal, yaklaşma, istek, sınırlama, gösterme” gibi ilgilerle kullanılırlar. Durum zarfları cümlelerde genellikle “nasıl” sorusuna cevap verirler.




Bulutlar uzaktan kapkara görünüyordu, (niteleme göreviyle kullanıldı)

Sümbüllerin açtığı bahçeler buram buram kokuyordu, (niteleme göreviyle kullanıldı)

Aşla kalbime gömemem, bunları bir kalemde silemem. (kesinlik anlamında kullanıldı)

Kesinlikle size gelmeyeceğim, (kesinlik anlamında kullanıldı)

Yine gecem hüzün kokuyor, (tekrar anlamında kullanıldı)

Bu konuyu annemlerle tekrar görüşeceğiz, (tekrar anlamında kullanıldı)

Bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm? (tekrar anlamında kullanıldı) Belki üstümüzden bir kuş geçer, (ihtimal anlamında kullanıldı)

Herhalde hiç kimseye haber vermeden pastayı yemişler, (ihtimal anlamında kullanıldı)

Zanlı galiba buraya gelmiş, (ihtimal anlamında kullanıldı)

Aşağı yukarı elli yaşlarında bir polis memuru içeri girdi, (yaklaşıklık anlamında kullanıldı)

Hemen hemen volu yarıladık, (yaklaşıklık anlamında kullanıldı)

Hüznü, gururu ve öfkeyi bilseydin keşke, (dilek, istek anlamında kullanıldı) Bari sen unutma beni! (dilek, istek anlamında kullanıldı)

İşte kuzu kuzu geldim, (gösterme anlamında kullanıldı)