Element, çekirdek yükleri eşit atomların bir araya gelmesiyle oluşan cisimdir. Bir atomun çekirdeğinde, elektron sayısı kadar pozitif (-f) yük, yani proton vardır.Protonların sayısı değiştikçe, element da değişir. Örneğin, hidrojen elemanının çe­kirdeğinde 1 proton varken, 8 elektronlu oksijen elemanının çekirdeğinde 8 proton vardır.

Cisimlerin çeşitli değişiklikler göstermesi, eskiden beri insanların dikkatlerini çekmiş, onları bunun nedenini aramaya yöneltmiştir. Ancak, gerçek nedenin bulunması için, ara­dan yüzyılların geçmesi gerekmiştir.

M.Ö. 300 – 400 yıllarında, Demokritos, Levkippos, Epikuros, Eski Yunan Atom Kurramı’nı ortaya koymuşlardır. Bu kurama gö­re, cisimlerin sonsuz küçük boyutta, sonsuz büyük sayıda taneciklerinden yapılmışlardır. Bu taneciklor bozulmazlar, değişmezler, par­çalanmazlar. Bunlara catom» adı verilir. Yal­nız, birbirlerine karşı durumları değişebilir.İlk Eleman Kuramları




Bu kuram, günümüzün gerçeklerine büyük benzerlik gösteriyorsa da, bir felsefe görü­şü olmaktan öteye geçemedi. Çünkü, insan­lığın o çağlardaki bilgisi, bu görüşü doğru­layacak durumda değildi.

Daha sonra, gene Eski Yunanlı bilginler­den Aristoteles, bu kuramı kabul etmeyerek, yeni bîr görüş getirdi. Ona göre, yeryüzünde dört ana eleman vardt: Ateş, toprak, su, hava. Her cisim bu dört elemanın karışma­sından doğmuştu. Aristoteles’in bu yanlış dü­şüncesi, bilim ve tekniğin ilerlemesine uzun zaman engel olmuştur.

Daha sonra, İngiliz fizikçisi Robert Böyle (1627- 1691) bilimsel bir görüş ortaya at­tı. Buna göre, «eleman, daha basit cisimlere ayrılamayan bir cisim» di. Ne var ki, bu o- lumlu yolun açılmasıyla kapanması hemen hemen bir oldu. Alman kimyacısı Stabl, (1660- 1734) «flojiston» kuramıyla, bilimi

İlk Eleman Kuramları

M.Ö. 300 – 400 yıllarında, Demokritos, Levkippos, Epikuros, Eski Yunan Atom Kuramı’nı ortaya koymuşlardır. Bu kurama gö­re, cisimlerin sonsuz küçük boyutta, sonsuz büyük sayıda taneciklerinden yapılmışlardır. Bu taneciklor bozulmazlar, değişmezler, par­çalanmazlar. Bunlara catom» adı verilir. Yal­nız, birbirlerine karşı durumları değişebilir.

Bu kuram, günümüzün gerçeklerine büyük benzerlik gösteriyorsa da, bir felsefe görü­şü olmaktan öteye geçemedi. Çünkü, insan­lığın o çağlardaki bilgisi, bu görüşü doğru­layacak durumda değildi.

Daha sonra, gene esski yunanlı bilginler­den Aristoteles, bu kuramı kabul etmeyerek, yeni bîr görüş getirdi. Ona göre, yeryüzünde dört ana element vardt: Ateş, toprak, su, hava. Her cisim bu dört elemanın karışma­sından doğmuştu. Aristoteles’in bu yanlış dü­şüncesi, bilim ve tekniğin ilerlemesine uzun zaman engel olmuştur.

Daha sonra, ingiliz fizikçisi Robert Böyle (1627- 1691) bilimsel bir görüş ortaya at­tı. Buna göre, «eleman, daha basit cisimlere ayrılamayan bir cisim» di. Ne var ki, bu o- lumlu yolun açılmasıyla kapanması hemen hemen bir oldu. Alman kimyacısı stabl, (1660- 1734) «flojiston» kuramıyla, bilimi gene çıkmazlara sürükledi. Sonunda, büyük Fransız kimyacısı Lavoisler (1743 – 1794), denemelere dayanarak, bu kuramın yanlışlı­ğını ortaya koydu. Artık olumlu araştırma­lar başlamıştı. Zamanla ilerleyen denemeler sonunda, otomun bulunuşu, gerçek tanımla­rını ortaya çıkardı.

Bugün elemanın çeşitli tanımları yapılmak­tadır, Bu arada, dalton’un atom kuramına göre, eeleman, aynı cinsten atomların mey­dana getirdiği cisimdir.Molekül kavramıy­la, bu tanım şöyle yapılmaktadır.Aynı cins atomlardan yapılmış moleküllerin bir oraya gelmesiyle oluşan cisim elemandır.

gene çıkmazlara sürükledi. Sonunda, büyük Fransız kimyacısı Lavoisler (1743 – 1794), denemelere dayanarak, bu kuramın yanlışlı­ğını ortaya koydu. Artık olumlu araştırma­lar başlamıştı. Zamanla ilerleyen denemeler sonunda, otomun bulunuşu, gerçek tanımla­rını ortaya çıkardı.

Bugün elementin çeşitli tanımları yapılmak­tadır, Bu arada, Dalton’un atom kuramına göre, eeleman, aynı cinsten atomların mey­dana getirdiği cisimdir.Molekül kavramıy­la, bu tanım şöyle yapılmaktadır. caynı cins atomlardan yapılmış moleküllerin bir oraya gelmesiyle oluşan cisim elementtir