implant

Faruk Nafiz Çamlıbel Hayatı-Kısaca

Beş Hececiler içerisinde milli kaynaklara yöneliş ve şiirin ilkelerine uyum bakımından en başarılı olanıdır. 1920 yılına kadar çeşitli heyecanlar içerisinde daha çok aşk temini şiirine ana eksen olarak seçen Faruk Nafiz Çamlıbel, mütareke yıllarının getirdiği “bozgun havası” içerisinde “Bozgun” şiirini yayımlayarak milli vicdanın sesini şiirin iç iklimine taşır.

“Issız bir yoldayım ki hasta ruhuma

Herkes yabancı; kimden sorayım kimi”

dizelerini yazan şairin ruhu, Anadolu’da şifa bulacak, canlanacak, dirilecek, sağlamlığın ve iradenin ifadesi olacaktır. Milli Mücadele sırasında “İleri” gazetesinin muhabiri olarak Anadolu’ya geçen Faruk Nafiz Çamlıbel, Anadolu’ya geçen sanatkârlarla birlikte “Memleket Edebiyatı” adı verilen ve Anadolu insanının hayatını merkez edinen hareketin önemli temsilcilerinden kabul edilir:

“El gibi dolaşma Anadolu’nda,

Arkadaş, yurdunu içindefi tanı”

dizeleri, bu yolculuğa bilinçli bir biçimde çıkan sanatkarın yıllarca ihmal edilen yaşadığı coğrafyayı ve bu coğrafyanın insanını tanıma arzusunu yansıtmaktadır. Onun bu yolculuğu anında gördüğü memleket manzaralarını anlattığı “Han Duvarları” (1925) şiiri, İstanbullu bir şairin Anadolu toprağı ve insanları ile ilk karşılaşmasını anlatır.

Faruk Nafiz, Anadolu’yu anlatmayı, Cumhuriyet Dönemi şairlerine estetik bir gaye olarak gösterir. 1926 yılında yazdığı “Sanat” isimli şiiri, bu anlayışın simgesi konumundadır. Sanat şiiri, milli şuurun tam bir uyanışının ifadesidir. Faruk Nafiz bu şiirde milli zevki ve milli sanat anlayışını ölçüt olarak almaktadır. Bu ölçütler dışında kalan her şey bize yabancıdır ve bizi ilgilendirmez demeye getirmektedir.

Diğer arama terimleri:faruk nafiz çamlıbel edebi kişiliği,faruk nafiz çamlıbel kimdir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir