Canlı varlıkları inceleyen bir bilimdir. Bi­yolojinin bir koludur. Fizyoloji, bitki, hay­van ve İnsanların çeşitli kısımlarını ele ala­rak, bunların hayatlarını nasıl ‘Sürdürdükle­rini, birbirteriyle olan ilgilerini, öldükleri zaman ne gibi değişikliklere uğradıklarını inceler. Bîr biyolog, bir canlı organizmayı in­celerken, kendi kendine: «Nasıl oluyor da çalışıyor? Bunu çalıştıran nedir?» ya da: «Bir yürek (böbrek, karaciğer vb. gibi) na­sıl çalışır, neye yarar?» ya da «Bir amip na­sıl kımıldar, bir kas bir eşyayı nasıl taşır?» gibi sorular sorar. İşte bunlar, buna benzer daha birçok sorulara karşılık bulmak

fizyo­logların işidir. Fizyolog, sonra bunlardan bir sonuç çıkararak belirli koşullar içinde orga­nizmanın ne şekilde hareket edeceğini, bu koşulların hepsinin birden canlıda ne gibi tepkiler meydana getireceğini bulur.




Canlıların, canlı organizmaların çeşitleri, bu organların faaliyet biçimleri okadar çok­tur ki, fizyoloji bîr tek bilim olarak hepsini kavrayamaz. Bu bakımdan, Önce «İnsan Fiz­yolojisi», «Bitki Fizyolojisi» gibi büyük bö­lümlere ayrılır, sonra bunlar da ayrıca bir­çok dallara bölünür: «Sinir sistemi fizyoloji­si», «Kalp ve dolaşım sistemi fizyolojisi» gi­bi. Fizyolojinin birçok bölümlerinden başka, biyolojinin «embriyoloji», «anatomi», «pa­toloji» gibi başka birçok dallarının da fiz­yolojiyle yakından ilgisi vardır.

Fizyoloji tıpla çok yakından ilgilidir. Bir­çok hastalıklar vücudun parçalarından biri­nin gerektiği gibi çalışmaması sonunda mey­dana gelir. Fizyoloji sağlam organların na­sıl çalışması gerektiğini bildirdiği için, has­talık halinde aradaki farkı rahatça antaya- biliriz.

Fizyolojinin tıpla ilgili alanlarındaki en büyük çalışmalarından biri, şeker hastalığı üzerinde yaptığı İncelemeler olmuştur. Bu hastalık pankreasın kimi kısımlarının gerek­tiği gibi çalışmamasından olur. Eskiden, her yıl birçok genç însaıi şekerden ölürdü. Fizyo­loglar T922’de uzun denemelerin sonucu o- lan çalışmalarını bitirdiler. Bu denemeler hayvanlar üzerinde yapılmış, önce onlarda şeker hastalığı meydana getirilmiş, sonra da hastalığın kontrol edilmesi sağlanmıştım Bun­dan sonra, doktorlar aynı tedaviyi insanlara da uygulamaya başladılar. Eskiden şekerden okadar ölen varken, bugün şeker hastalan rahat rahat yaşıyorlar.

Fizyoloji oldukça yeni bir bilimdir. XIX. yüzyılın sonlarına doğru, Fransız bilgini Claude Bernard ilk olarak fizyoloji’yi ele al­mış, bilim kısa zamanda gelişmiştir.