Kısa adı GAP olan Güneydoğu Anadolu Projesi, Türkiye’nin en büyük projesidir. Dünyanın da sayılı projeleri arasındadır. Bu proje, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Fırat ve Dicle Irmaklarının çevresindeki düzlükleri içine alır. Toplam alanı 74.000 km2’dir.

Bu alan Türkiye yüzölçümünün 1/11’idir. Derslerinizden de hatırlayacağınız gibi, Fırat ve Dicle Irmaklarının çevresi plâtolar alanıdır. Fırat ve Dicle Irmakları bu platolara gömülmüş olarak akar. Onun için bu sulardan faydalanma ancak sınırlı şekilde olur. Halbuki çevrede çok geniş düzlükler vardır. Bu düzlükler verimli tarım topraklarıyla kaplıdır. Ancak çevrede yağış yetersizdir. Özellikle yaz ayları kurak geçer.




Sıcaklığın fazla olması sonucu buharlaşma da şiddetlidir. Zaten az olan toprak suyu tamamen buharlaşır. Bunların sonucunda etkili bir yaz kuraklığı görülür. Bir yandan bu kuraklık yaşanırken diğer yandan bölge akarsularında bol miktarda su boşa akmaktadır, işte GAP ile, boşa akan bu sular tarım alanlarına verilecektir. GAP, sadece kurak tarım alanlarını sulama projesi değildir. Aynı zamanda barajlarda biriken sulardan önemli ölçüde elektrik enerjisi de elde edilecektir.

Proje alanına Gazi Antep, Adıyaman, Şanlı Urfa, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Batman ve Şırnak illerimiz girmektedir.GAP, bir projeler bütünüdür. 13 ayrı projenin birleşmesinden oluşur. Fırat ve Dicle Irmakları üzerinde 22 baraj, 19 hidroelektrik santrali plânlanmıştır. Projenin amacı sadece sulama ve elektrik üretimi değildir. Tarım, endüstri, ulaştırma, eğitim, sağlık ve diğer yönlerden de bölgenin bütün olarak kalkınması hedeflenmiştir. Böylece bölgede çeşitli iş alanları açılacak ve ekonomi daha da canlanacaktır.

Projenin bazı bölümleri tamamlanmış durumdadır. Karakaya Barajı ve Hidroelektrik Santrali ile Devegeçidi Barajı hizmete girmiştir. Yakında hizmete girecek olan Atatürk Barajı, Türkiye’nin en büyük barajıdır. Dünyanın da sayılı barajları arasındadır. Yapımı tamamlanmak üzere olan Şanlı Urfa Tünelleri de dünyanın en büyük tünelleridir.

GAP’ın tamamlanmasından güneydoğu komşularımız tedirginlik duymaktadır.Özellikle Atatürk Barajı’nın tamamlanmasıyla kendilerinin yeterli suyu alamayacağını düşünmektedirler.Bu, gerçek olmayan bir var sayımdır. Çünkü Türkiye’nin, komşularını susuz bırakmak gibi bir niyeti yoktur. Ama, kaynaklarını topraklarımızdan alan ve büyük bir bölümü sınırlarımız İçinde bulunan ırmakların suyundan yararlanmak da en doğal hakkımızdır.