Fıtratın gereği olan inanma duygusu gerek vahyin etkisiyle gerek çevrenin etkisiyle farklı biçimlerde ifade edilmiştir. İnanmanın çeşitli biçimleri de daha çok tanrı kavramı üzerinde yoğunlaşmış; Monoteizm, Politeizm ve Ateizm gibi inançlar ortaya çıkmıştır.

Çok Tanrıcılık (Politeizm)

Bu görüşe göre, tek tanrı değil, birden çok tanrı vardır. Her tanrının belli bir görevi vardır. Tanrılar bu görevleri yerine getirirler. Eski Yunan, Mısır, Roma ve İslam öncesi Arap Yarımadası’nda çok tanrıcılık yaygındı. Oysa Yüce Allah tarafından bir peygamber aracılığı ile gönderilen ve kutsal bir kitabı veya metni olan dinlerin hepsi, çok tanrıcılık düşüncesine karşı çıkmışlar ve Allah’ın birliğini (Tevhidi) anlatmışlardır.




“Onlar Allah’ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar. ‘Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir (aracılarımızdır)’ diyorlar. De ki: ‘Siz Allah’a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Haşa! O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir.” (Yûnus suresi, 18. ayet.)

Tanrıtanımazlık (Ateizm)

Tanrıtanımazlık (ateizm), Tanrı’nın varlığını reddetmek ve Tanrı yokmuş gibi davranmaktır. Ateistler Allah’ın varlığını kabul etmediği gibi tüm semavi dinlere de karşı çıkmışlardır.

Yüce Allah Tür suresi, 35-36. ayetleri ile “Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar? Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar?” buyurarak ateizm anlayışını ileri sürenlere meydan okumaktadır. Vahye dayalı olmayan ateizm, satanizm, politeizm toplumda yanlış, dayanaksız, hatta zaman zaman topluma zarar veren uygulama ve inanışların ortaya çıkıp yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Böylece insanlar hurafelere, batıl inançlara, zararlı akımlara yönelmektedir.

Tek Tanrıcılık (Monoteizm)

Mono, bir ve tek, teizm ise tanrıcılık demektir. Buna göre monoteizm, bir ve tek Allah’a inanma biçimidir. Bu inanç biçimi, evrenin ve içindeki her şeyin yoktan yaratan mutlak bir Yaratıcı’yı ve O’nun her şeye hakim olduğunu kabul eder. Şüphesiz bu güç ve kudret sahibi yaratıcı Allah’tır. O’nun gücü her şeye yeter. Allah, işiten, gören, bilen, ezeli (başlangıçsız) ve ebedi (sonsuz) olan, zamanı ve mekânı olmayan yüce ve aşkın bir varlıktır. Var oluşumuzun sebebi ve kaynağıdır.

İhlas suresinde Allah’n varlığına ve birliğine dikkat çekilmektedir. “De ki: O Allah birdir. Allah sameddir (Hiçbir şeye muhtaç olmayıp her şey ona muhtaçtır.). O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur.”