Milletler Cemiyeti Kuruluyor

I. Dünya Savaşı’nın getirdiği büyük yıkım, barışı koruyacak devletler arası bir örgütün kurulması düşüncesini güçlendirmiştir. Bu örgütün gerekliliği ABD Başkanı VVIlson’un yayınladığı ilkelerde de vurgulanmıştır.

Savaş sonunda bu amaçla ABD ve İngiltere arasında çalışmalar başlatılarak Paris Barış Konferansında gerekil hazırlıklara girişilmiştir. Bu çalışmaların sonucunda Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) ortaya çıkmıştır.
Milletler Cemiyeti

Paris Konferansının 25 Ocak 1919’da yapılan toplantısında Milletler Cemiyetinin kurulması kararlaştırılmıştır. Bu amaçla bir komisyon kurulmuştur. Bu komisyonun hazırladığı sözleşme 28 Nisan 1919 tarihinde konferans genel kurulunda kabul edilerek Milletler Cemiyeti kurulmuştur.




Milletler Cemiyetinin Sorumlulukları

• Uluslararasında iş birliğini geliştirmek, uluslararası barış ve güvenliği sağlamak

• Savaşa başvurmamak konusunda birtakım yükümlülükler kabul etmek

• Gizlilikten uzak, adaletli ve onurlu uluslararası ilişkiler sürdürmek

• Uluslararası hukuk kurallarına kesinlikle uymak
• Örgütlenmiş halkların karşılıklı ilişkilerinde adaleti korumak

Milletler Cemiyetinin asıl üyeleri, sözleşmede imzacı devletler olarak adlandırılan 32 devlettir. Bunların dışında bir de cemiyete katılmaya çağrılan devletler vardır ki bunların sayısı da 13’tür. Bunların dışında, cemiyetin koyduğu düzenlemeleri kabul etmesi koşuluyla, herhangi bir devlet de üyelik İçin başvuru yapabilir.

Cemiyetin üye sayısı 1920’de 48’e, sonra da 63’e yükselmiştir. Türkiye Cumhuriyeti de 1932’de örgüte katılmıştır.
Milletler Cemiyeti, temelde l Dünya Savaşı’nda galip gelen devletlerin kurduğu bir örgüttü. Kuruluş fikrini ortaya atan devlet olan ABD, Senato’nun onaylamaması nedeniyle Milletler Cemiyetinin dışında kaldı.

Bu arada, Milletler Cemiyeti’ne bağlı olarak La Haye Uluslararası Adalet Divanı kurulmuştur.Uluslararası sorunların görüşüleceği ve çözüm aranacağı bir örgüt olarak yapılandırılan Milletler Cemiyeti İngiltere’nin etkisi altına girerek kendisinden beklenen işlevi üstlenememiştir. Barışın sağlanamaması ise İkinci Dünya Savaşı’nı doğuracaktır. Sonuçta, Milletler Cemiyeti temel amacına ulaşamamıştır.