Millî Mücadele, Türk halkının iradesine dayandırılmıştır. Amasya Genelgesi’nde yer alan “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” maddesi ile Millî Mücadele’nin amacı ve yöntemi belirlenerek, millet iradesine dayanan yeni bir yönetim anlayışının ilk işaretleri verilmiştir.

Ayrıca Amasya Genelgesi’nde yer alan “Her türlü etki ve denetimden uzak millî bir kurul oluşturulmalıdır.” kararı uyarınca Erzurum Kongresi’nde bir Temsil Heyeti oluşturulmuştur. Türk milletinin hakkıjnı koruyup kollayacak  bu kurul Sivas Kongresi’nde yurtta yetkili hâle getirilmiştir.

Millî Mücadele Dönemi’nde düzenlenen kongreler tümüyle halkın temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.




Kuvayımilliye Süreci

Mondros Ateşkesi’nin imzalanmasının ardından OsmanlI ordusunun terhisine, silah ve cephanelerin teslimine başlanmıştır. Bu karar, işgallere karşı Anadolu topraklarını savunmasız bırakmaya yöneliktir.

Ancak İtilaf Devletleri’nin bu planları sonuçsuz kalmış, Türk halkı direniş cemiyetleri ve Kuvayımilliye güçleri ile işgallere karşı mücadele etmiştir.

Kuvayımilliye birlikleri; herhangi bir merkezden emir almaksızın hareket eden, askerî disiplin ve eğitimden yoksun nitelikte milis güçlerdir. Bu durum, işgallerin sona erdirilmesini güçleştirmiştir.

Başlangıçta iyi işler yapan Kuvayımilliye birlikleri, zamanla;

– Merkezî otoritenin emirlerini dinlemeyerek kendi başlarına hareket etmiştir.

– Suçlu gördükleri bazı kişileri yargılamadan cezalandırmıştır.

– İhtiyaçlarını halktan zorla karşılamaya çalışmıştır.

– Yunan işgalini sona erdirmede başarılı olamamıştır.

Bu nedenlerden dolayı Kuvayımilliye birliklerinin kaldırılmasına karar verilmiş ve düzenli ordunun kurulmasına başlanmıştır. Yunan işgalinin yayılması, düzenli orduya geçiş çalışmalarını hızlandırmıştır.

Bu süreçte bazı Kuvayımilliye liderleri TBMM’ye karşı ayaklanmışlardır. Buna karşılık, düzenli ordunun kurulması çalışmaları tamamlanarak Batı Cephesi’nde Yunan işgali sona erdirilmiştir.