Olağanüstü dürüst, gayretli, çalışkan ve 4 x 4 bayrak koşusunun en büyük şampiyon adaylarından iken sürekli maratonu deneyerek telef olan bir adam…

Ama adam gibi bir adam…

Çok şey yapacağım derken elinden gelebilecek işleri de erteleyen samimi ama sonuçsuz politikacı…

Muhsin beyi sevmemek mümkün değü.

Ama insan her sevdiğinin arkasından gidemiyor. Hayatın gerçekleri sadece sevgiyle, dürüstlükle yetinmeyecek kadar sert, katı.

Gölge ne düşürürse düşürsün, güneş kendi kavisini çiziyor, işine devam ediyor.

Birkaç defa aynı masa etrafında sohbet ettik Muhsin

Yazıcıoğlu üe. . .

Zaten çok yakın bir dostumun asker arkadaşı olduğu için




derinlemesine tanıma fırsatı yakaladım.

Bir pırlanta…

İyi niyet ağacının altın meyvesi.

Ama sadece ve yalnızca bir pırlanta ve tabağını bulamayan meyve…

Dramatik ve çok tartışılan bir helikopter kazasmda Allah’a yürümesi, Türk halkının onu ne kadar sevdiğini ortaya koydu.

Sadece Türk halkı mı?

Hayır, tüm Türkiye ve Türkiye bürokrasisi seviyormuş meğer onu…

O kadar ki, sırf onun partisinden biri kazansın diye AKP, Sivas’ta sahadan çekildi de Yazıcıoğlu nun partisinden bir aday seçildi.

Nadirattan yaşanan bu siyasi güzelliğe neden olması bile onun görünür ve görünmez değerini anlatmaya yeter. Karizma, donanım, vizyon, güç, kudret…

Geçin bunları…

Tam bir samimiyetle yaşarsanız bütün bunlar olmadan da büyükler listesine yazılırsınız.

İspatı, Muhsin Yazıcıoğlu…