Organizma, bir uyarıcıya karşı çeşitli tepkilerde bulunur. Bunlardan bir kısmı istemsiz (refleksif), bir kısmı içgüdüsel, bir kısmı da öğrenilmiştir. İstemsiz ve içgüdüsel davranışlar, doğuştandır. Buna karşın öğrenilmiş davranışlar sonradan edinilmiştir. Kedinin bir tehlike karşısında aniden dikleşmesi refleks, karnı ağrıdığında bir çeşit ot yemesi içgüdüsel, tuvaletini sahibinin gösterdiği yere yapması ise öğrenilmiş bir davranıştır.

Organizmanın, kendi deneyimleri sonucu ya da başkalarının deneyimlerini alarak yeni bir davranış kazanmasına ya da var olan bir davranışını değiştirmesine, davranışı terk etmesine öğrenme denir. Öğrenme davranışı, ilkel hayvanlardan gelişmiş hayvanlara doğru gidildikçe artar. İnsan davranışlarının %90’ı (belki de daha fazlası) öğrenilmiştir.




İçgüdü, refleks, sakatlanma sonucu oluşan davranışlar öğrenilmiş değildir.

-Bir davranışın, öğrenilmiş olabilmesi için:  Kazanılmış olması,

-Davranışlarda kendini göstermesi, k Belirli bir kalıcılığının olması

-Değiştirilebilir olması

-Unutulabilir olması gerekir.

Öğrenme Türleri

Koşullu (Şartlanma Yoluyla) Öğrenme

Organizmanın önceleri tepki vermediği bir uyarıcıya karşı, bir koşula bağlı olarak tepki vermesidir.

Klasik koşullanma

İ. Pavlov, yaptığı deneysel çalışmalardan sonra bu öğrenme türünü keşfetmiştir. Öğrenmenin temeli doğal uyarıcıya gösterilen tepkinin nötr bir uyarıcıya da gösterilmesi esasına dayanır.

-Bir davranışın, öğrenilmiş olabilmesi için: Kazanılmış olması,

-Davranışlarda kendini göstermesi,

-Belirli bir kalıcılığının olması

-Değiştirilebilir olması

-Unutulabilir olması gerekir.

-Koşulsuz tepki (salya)

-Tepki yok

Koşulsuz uyarıcı(et)—— Koşulsuz tepki——-(salya)

Nötr uyarıcı (zil)  ——-Koşullu uyarıcı(et)——–Koşulsuz tepki(et)

Koşullu uyarıcı (zil)——–Koşullu tepki(salya)

Klasik koşullanma ile ilgili kavramlar

Koşulsuz uyarıcı: Diğer adı doğal uyarıcıdır. Doğal yollarla organizmada tepki doğuran uyarıcıdır. Pav-lov’un deneyinde doğal uyarıcı, ettir.

Doğal tepki: Doğal uyarıcıya verilen tepkidir. Pav-lov’un deneyinde, ete karşı salya tepkisidir.

Nötr (etkisiz) uyarıcı: Organizmada tepki yaratmayan uyarıcıdır. Pavlov’un deneyinde, zil sesidir.

Koşullayan (öğreten) uyarıcı: Organizmayı nötr uyarıcıya koşullayan uyarıcıdır. Pavlov’un deneyinde, ettir.

Koşullanan (öğrenilen) uyarıcı: Doğal uyarıcı aracılığıyla organizmada tepki doğuran uyarıcı. Koşullu uyarıcı, başlangıçta nötr uyarıcı durumundadır. Doğal uyarıcı aracılığıyla organizmanın tepkide bulunmayı öğrendiği uyarıcıdır. Pavlov’un deneyinde, zil sesidir.

Koşullu tepki: Koşullu uyarıcıya karşı gösterilen tepkidir.
Koşullu tepki (koşullu refleks) bazen doğuştandır, bazen de öğrenilmiştir. Pavlov’un deneyinde, köpeğin salya tepkisi doğuştandır. Buna karşın limon sözcüğünü duyan birinin ağzının sulanması öğrenilmiş bir reflekstir.
Örnek:

Elin soğuk suya sokulması——Kan damarlarının büzüşmesi

(Koşulsuz (doğal) Uyaran) (Koşulsuz (doğal) Tepki)

Islık Sesi: Nötr Uyarıcı Tepki Yok

Islık Sesi + Elin soğuk suya sokulması–Kan damarlarının

(Koşullu + (koşulsuz) Uyaran büzüşmesi

(Koşulsuz Tepki)

Islık Sesi—Kan damarlarının büzüşmesi

(Koşullu Uyaran) (Koşullu Tepki)

Pavlov, deneyleri sırasında köpeğin benzer uyarıcılara da aynı tepkiyi verdiğini gözlemiştir. Bu olaya genelleme adını verir. Genelleme, organizmanın benzer durumlar arasındaki farkı fark edemeyerek aynı tepkiyi vermesi olayıdır. Çocuğun her sakallıya dede demesi bir genelleme örneğidir. Halk arasında, “sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer,” sözü genelleme örneğidir.

Pavlov’un deneyinde köpek bir süre sonra yiyecek getiren sesle, yiyecek getirmeyen sesi birbirinden ayırmaya başlar. Buna ayırt etme denir. Ayırt etmede; organizma benzer durumlar arasındaki farkı fark ederek her birine ayrı tepki vermeye başlar. Örneğin, başlangıçta bütün sakallıları dedesi sanan çocuk bir süre sonra dedesiyle diğer sakallıları ayırmaya başlar.
Pavlov, deney sırasında köpeğe et vermeyi keserek yalnızca zil çalar. Köpek bir süre daha et verilmediği hâlde zil sesine tepki vermeye devam eder. Fakat bir süre sonra davranış zayıflamaya başlar ve söner.

Sönme; koşullayan uyarıcının ortadan kalkmasıyla, organizmanın, koşullu uyarıcıya tepki göstermemesidir. Başka bir deyişle, koşullu tepkinin ortadan kalkmasıdır.

Ancak köpek, koşullayan uyarıcı olmadığı hâlde ara sıra koşullu tepkiyi göstermeye devam eder. Bu olaya da kendiliğinden geri gelme denir.

– Bir çocuk bir büyüğün elini öper, büyük ona şeker verir. Çocuk şeker alabilmek için bütün büyüklerin elini öpmeye başlar. Bir süre sonra şeker verenlerin elini öpmeye başlar. Eğer hiç kimse şeker vermezse çocuk el öpmeyi bırakır. Ancak ara sıra “ya verirlerse” diye el öper.

3