Cumhuriyet – Kuruluş Dönemi’nde yer alarak, bakışlarını dışa dönük, köy – kent çevrelerindeki yaşayışlara gezdiren sanatçı, yapıtlarını “toplumsal gerçekçi” bir güdümle yazmıştır.

Yazınsal ve estetik bir anlatıma tam olarak ulaşamamış olmasına karşın, Sadri Ertem, devrimlerle yenileşen Türkiye’nin, edebiyatında da toplumsallığa yönelmesi bakımından katkısı olan yazarlarımızdandır.

Daha çok köylü ve işçi sınıfının sıkıntılarını dile getirdiği romanlarında bu gerçeği yakalamaya ve vermeye çalışmıştır. Roman tekniğine pek önem vermediği,, romanlarında toplum sorunlarına bir çözüm getirebilme kaygısı görülür. Yazarın, yapıtlarında araya girerek bilgiler vererek yer yer okuyucuya seslenişi, olayların akışını aksatır. Dönemine göre yalın bir dil kullanan sanatçı, kısa, bazen çarpıcı ve anlaşılır cümleler kurar. Sanatçının en başarılı yanı ise gerçekleri ortaya koymasıdır.