Tımar yıllık geliri3 bin-20 bin akçe arasında değişen topraklar Tımarlı sipahi İmam, Hafız gibi kişilere verilir.

Tımar Sisteminin Yararları Nelerdir

– Nakit para harcamadan maaşların karşılanması,

– Nakit para harcamadan maaşların karşılanması,

– Gerekil insan gücünün çalıştırılması,

– Güvenliğin sağlanması,

– Üretimin sürekli hale getirilmesi,

– Bayındırlık işlerinin yürütülmesi,

– Devlet otoritesinin her tarafta hissedilmesi sağlanmıştır.

– Devlete yük olmadan büyük bir ordu meydana getirilmiştir.

Tımar Sisteminde Tımar sahibi (Sahibi arz)




– Devlete ait vergileri maaş olarak alır.

– Tımar sahibi olan sipahi, tımarında oturmak zorundadır.

– Yargı dışında köylü üzerinde bazı haklara sahiptir.

– Güvenlikten sorumludur.

– Üç yıl üst üste toprağı boş bırakanın arazileri elinden alabilir.

– Devlete belli sayıda asker beslemek ve savaşa hazır tutmak zorundadır.

Tımar Sisteminde Çiftçi (Köylü)

– Toprağın kullanım hakkına sahiptir. Tapu harcı ödeyerek bu hakkı kazanır

– Toprağı boş bırakamazlar

– Toprağı terk edemezler (Yasak mutlak değildir)

– Belli vergileri vermek ve bazı angaryalara koşmak zorundadır.

– Kadı ve Divan-ı Hümayun’a başvurma hakkına sahiptir.

– Toprağı terk edenlere ÇİFT – BOZAN denilirdi.Tımar Sisteminde Araziler

– Çıplak mülkiyeti padişaha aittir.

– Kullanım hakkı köylüye aittir.

– Vergi geliri tımar sahibine aittir.

Tımar Sisteminin Bozulması ve İltizam Sistemi

– Tahrirlerin sık sık ve gerçeğe uygun yapılmaması

– Tımarların kapıkullarına açılması

– Rüşvetle tımar dağıtılması

– Tımarların gaspedilmesi (Kapıkulu ocakları tarafından)

– Ağır vergiler

– Uzayan savaşlar nedeniyle Tımarlı Sipahilerin tımarlarından uzak kalması

– Köylerin boşalması

– Çift bozanların artması

Devlet giderlerinin çoğalması nedeniyle İLTİZAM’ın yoğunluk kazanması

Ayanların ortaya çıkması.Tımar Sistemi: XVI. yy’ın sonlarından itibaren bozulmuş, bundan doğrudan etkilenen tımarlı sipahi de ortadan kalkmıştır.
Tarımsal üretim, gerilemiştir.

– II. Mahmut sistemi kaldırmıştır• Sistem XVI. yy’ın sonlarından itibaren bozulmuş, bundan doğrudan etkilenen tımarlı sipahi de ortadan kalkmıştır.

– II. Mahmut sistemi kaldırmıştır.

İltizam Sistemi ve Ayanlar
– Devletin, nakit paraya duyduğu ihtiyaç yüzünden önce uzak, daha sonra bütün bölgelerin vergileri İltizam’a verilmiştir.

İttizam: Defterdarın denetiminde yapılan bir ihale işlemidir.İttizam: Defterdarın denetiminde yapılan bir ihale işlemidir.
– Açık artırmayla kim devlete en yüksek bedeli peşin – nakit ödüyorsa o kişi iltizam’a sahip olur. İltizamı alana

MÜLTEZİM denilir

– En önemli sakıncası, halk ile mültezimlerin karşı karşıya kalması mültezimlerin hakkından daha fazla vergi toplamasıdır. Halkın devlete güveni azalmıştır.

– 1839 da kaldırılmış ancak memurlar eliyle vergi toplanamadığı için 1842 de yeniden konulmuş devletin sonuna kadar da devam etmiştir.

– İltizam alarak servet sahibi olanlar ile Mukataa yoluyla zenginleşenlere AYAN denilmiştir.- Anadolu Selçuklu döneminden bu yana taşranın kent ve kazalarında bulunan itibarlı aileler ki bunlar eşraf denilen ileri gelenlerdir. Tımar sisteminin bozulmasıyla birlikte iltizama verilen vergi alanının artmış olması bu ileri gelenleri daha da güçlendirmiştir.
– Devlet, vergi ve giderek asker ihtiyacı için bu kişilere başvurmaya başlar. Hukuken olmasa bile devletin otoritesini bu kişiler temsil ederler. İşte taşrada güçlenen ve giderek padişahın verdiği unvanları kullananlar AYAN denilen kategoriyi oluşturur. Kendi askerleri olan ayanlar her zaman savaşa katılır aynı zman Kabakçı Mustafa isyanı gibi olaylarda,isyanlarda padişahı kurtaracak  kadar itibar ve güç sahibi idiler.Ayanlık padişah II. Mahmut tarafından onun zaman büyük ölçüde ortadan kaldırılacaktır.

Toprak Düzeninde Değişim ve Arazi Kanunnamesi (1858)

Devlet iltizam ve mukataa ile acil nakit ihtiyacını karşılamıştır.1812’den itibaren tımar verilmemeye başlanır. 1838 sonlarında ise sistem ortadan kaldırılır. 1858’de yeni arazi yasası çıkıncaya kadar toprak idaresi yayınlanan padişah iradeleri ile sürdürülür. 1858’de 132. maddeden oluşan Arazi Kanunnamesi çıkarılır.

Topraklar Mülk, Miri, Metruk (Kamu yararına bırakılmış arazi). Mevat (sahipsiz, işlenmemiş) olarak ayrılır. Bundan sonra devlete ait araziler yavaş yavaş kişilerin mülkü haline gelmeye başlar. Bu arada yayınlanan ıslahat fermanından sonra yabancılarda ülkede arazi almaya başlarlar (1869).