İstanbul’un işgali ve Mebusan Meclisinin dağıtılması üzerine harekete geçmiştir. 19 Mart 1920’de bir genelge ile millî meclisin Ankara’da açılacağını ilan ederek seçimlerin yapılması istemiştir. Bu arada, tutuklamalardan kurtulan Mebusan Meclisi üyelerinin de yeni meclise kabul edileceği bildirilmiştir. Bu karar, millî iradeye gösterilen saygının bir ifadesidir. Yeni meclis 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılmıştır.

İlk oturumda 120’ye yakın olan üye sayısı yeni katılımlarla 390 kişiye ulaşmıştır.

Mustafa Kemal’in, meclisin çalışma düzeni ile alakalı vermiş olduğu önerge 24 Nisan’da oy birliği ile kabul edilmiştir

Bu önergede şunlar yer alıyordu;




– Hükümet kurmak zorunludur.

– TBMM’nin üstünde hiçbir güç yoktur.

– TBMM, yasama ve yürütme yetkilerine sahiptir.

– Geçici olarak hükümet başkanı atamak veya padişah vekili tanımak yanlıştır

– Hükümet işleri, meclisten seçilecek bir kurul tarafından yürütülmesine karar verilmiştir. Meclis başkanı aynı zamanda hükümet başkanı olarak kabul edilmiştir.

– Padişah ve halifenin durumu, barışın sağlanması sonrasında, Meclis’in vereceği karara göre belirlenecektir.

TBMM’nin açılması Ne Anlama Geliyor?

– Yeni Türk Devleti resmen kurulmuştur.

– Millî Meclis “kurucu meclis” olarak işlev görmüştür.

– TBMM’nin sürekli olduğu belirtilmiştir. TBMM’nin, Türk halkının tek temsilcisi olduğu ortaya konulmuştur.

– Millî egemenlik ilkesi yolunda çok önemli bir adım atılmıştır.

– Güçler birliği ilkesi benimsenmiştir.

Güçler Birliği: Bir ülkede “yasama, yürütme, yargı” yetkilerinin bir kurumun ya da bir kişinin elinde toplanmasıdır.

Güçler Ayrılığı: Bir ülkede “yasama”, “yürütme” ve “yargı” yetkilerinin farklı kurumlar ya da kişiler arasında paylaştırılması ilkesidir. Demokratik yönetimlerde; “yasama” yetkisi parlamentolara, “yürütme” yetkisi hükümetlere, “yargı” yetkisi ise bağımsız mahkemelere verilmiştir.

– Güçler birliğinin uygulaması ile; kararların daha hızlı alınması hedeflenmiştir.

– TBMM tarafından kurulan olağanüstü yetkili İstiklal Mahkemeleri üyelerinin milletvekillerinden seçilmesi,  TBMM’nin zamanla yargı yetkisini de üstlendiğini göstermektedir.

– Meclis hükümeti sistemi benimsenmiştir. Bu sistemde bakanlar doğrudan meclis içinden, çoğunluk oyu ile seçiliyordu.

-TBMM’nin bünyesinde azınlık milletvekili bulunmamıştır. Dönemin şartlarının bir sonucu olan bu durum, aynı zamanda milliyetçi bir tepki olarak da nitelendirilebilir.

– TBMM, farklı siyasi düşünce ve ideolojilere sahip milletvekillerini bünyesinde barındırmıştır.
– Milletvekillerinin uyum içinde çalışmalarını sağlayan ve onları bir arada tutan şey “vatanın işgalden kurtarılması ve bağımsızlığın sağlanması” hedefidir.

-Temsil Kurulu’nun görevi sona ermiş ve yetkileri TBMM’ye devredilmiştir.

– Mustafa Kemal TBMM başkanlığına seçilerek hem devlet, hem de hükümet başkanı olmuştur.