İslam öncesi dönemde Türk toplulukları arasında yazılı hukuk yerine sözlü hukuk kuralları öne çıkmıştır. Bu durum, Türklerin göçebe olarak yaşamalarının ve yazıyı geç kullanmalarının bir sonucudur.

Türklerin toplumsal hayatını düzenleyen ve yazılı olmayan hukuk kurallarına töre denir. Oluşumunda Türk geleneklerinin etkili olduğu töre kurallarına hükümdar dâhil herkes uymak zorundadır. Töre kuralları, zamanla değişen şartlara göre yenilenebilmektedir.

Türk toplumlarında devlete isyan, vatana ihanet gibi suçlar en ağır cezalara çarptırılmıştır. Adam öldürmek, hırsızlık kesinlikle yasaktır.

Türk toplumlarında uzun süreli hapis uygulaması yoktur. Göçebe hayat şartlarının sürekli hapis cezasına elverişli olmaması bu durumun temel sebebidir.




Adli teşkilat yargan oluşturularak halk arasındaki uyuşmazlıklar çözümlenmeye çalışılmıştır. Adalet mekanizmasının başı hükümdardır. Mahkemelere yar-gucı adı verilen hâkimler bakmıştır.

Hazarlarda Hâkimler Kurulu olup, kurul; ikisi Müslüman, ikisi Hristiyan, ikisi Musevi, biri şaman olmak üzere yedi hâkimden oluşmuştur.